Arel Üniversitesi

Bugün güne mezunu olduğum “Arel Üniversitesi”nin Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde görevli olan, ‘profesör’ ünvanlı öğretim üyesi Ahmet Atilla Şentürk’ün, sosyal medyadan “Her şehide karşılık, bir HDP’li vekilin indirilmesini” önerdiği ve Üniversitemizin de jet bir kararla Şentürk’ü uzaklaştırdığı.” haberiyle uyandım.

Açık konuşmak gerekirse bu haberi okuduğumda kendi adıma utandım. 4 yıldır eğitim gördüğüm Arel Üniversitesinde her ne kadar “Özel Üniversite” yaftalaması yapılsa da iyi bir eğitim aldığımı düşünüyorum.

Keza üniversite eğimi dediğimiz şey oturduğunuz sıralarda önünüzden akan ders sunumları bin bir zorluklarla girdiğiniz vize veya final sınavları değildir. Üniversite ailesinden ilk defa kopmuş bir gencin birey olmayı öğrendiği aile ortamıdır. Bu ortamda yurtta da kalsanız eve de çıksanız geçim derdinin ne olduğunu öğrenmeye çalışırsınız. Ailenizden uzakta ilk defa Anadolu‘nun her köşesinden hatta yurtdışından gelen insanlarla aynı ortamı paylaşmayı aynı yemeği yemeyi aynı odada kalmayı öğrenirsiniz.

Üniversite bir zenginliktir. Üniversite kültürlerin harmanlandığı görüşlerin tartışıldığı fikirlerin filizlendiği bir yuvadır. Arel üniversitesi de bunu bana bir gün olsıın eksik yaşatmadı. Kürt arkadaşımda oldu Türk arkadaşımda Hristiyan arkadaşım da oldu Müslümanda alevi insanlarla da paylaştım yemeğimi Şii olanlarla da. Ben hiçbir zaman yadırgamadım yanımdaki insanın fikirlerini bin bilseydim bile onda olan biri öğrenmeye çalıştım hep..

Evet her öğrencinin bir fikri bir ideolojisi vardı aynı bizim de olduğu gibi ve bunu özgürce ifade edebildi Arel üniversitesinde. Hocalarımızın da fikirleri oldu ve olmak zorunda. Hocalarda bizimle aynı ortamı paylaşırken bunu en iyi şekilde bize lanse etmeye çalıştı.

Ahmet hocayı şahsen tanımam bilmem ama kendisi branşında Türkiye‘nin önde gelenlerinde olduğunu izlediğim seminerlerinde net bir şekilde ortaya koymuş. Alanında sevilen ve saygı duyulan bir eğitim neferidir.

Türkiye’de bugün ki siyasi yapı gereği herkes bir fikrini sunarken ortaya topuzun ucunu bir şekilde kaçırabiliyor. Bu gayet doğaldır artık mantık çerçevesinin önüne bir miktar duygular da geçti.

Ama ben ne hocamızın ne de bizlerin toplumun bu zor günlerinde fevri davranışlarda bulunmasını çok yadırgamadım. Sonuçta top yekün ülke olarak zor bir süreçten geçiyoruz. Artık şehit haberlerine, ölen, yitip giden gencecik canlara ağlamaktan göz pınarlarımız kurudu. O yüzden fikirlerimizi dile getirirken bir kez daha düşünelim bir kez daha akıl süzgecinden geçirelim.

Unutulmamalı ki bu toplum aynı çatı altında yaşamayı üniversitelerde okullarda hocalarıyla farklı yerlerden gelen arkadaşlarıyla öğrenecektir.

Umarım bu olay ne Ahmet hocamıza ne de Türkiye’de geleceğin yöneticilerini idarecilerini hocalarını yani geleceğin toplumunu yetiştiren bir eğitim kurumuna linç kampanyasına dönüşmez..

Üniversiteler toplumun ufak bir bahçesidir hayata ve ne kadar çok renk varsa o kadar güzeldir bahçeler.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s